El-Aziz Samini - Hoşgeldiniz - El-Aziz Samini

 

 

 

-HOŞGELDİNİZ-

El-Aziz Samini
Açılış sayfası yapın Sık kullanılanlara Ekle Bize Yazın Siteyi Arkadaşına Öner

HALİT HOCA EFENDİ




HOCAEFENDİNİN 2. SENEİ DEVRİYESİ TALİP HOCANIN DUASI


VİDEOLAR
HOCAEFENDİNİN 1. SENE ANMA PROGRAMINDA
 TALİP DARTAY HOCAMIZIN HATİM DUASI
http://youtu.be/3Ycra-moX3M


HOCAEFENDİNİN VEFATININ 1. SENE ANMA PROGRAMI  http://youtu.be/WYMQ5Q6zFj8


TALİP- HOCAEFENDİ  http://youtu.be/yT29bqkm5bU

HOCAEFENDİ   http://youtu.be/M8aRrNEm-K8
HALİD ÇAKMAK  http://youtu.be/7wgowg1vPuQ
HALİD HOCA EFENDİ 1  http://youtu.be/qA_fq9kOoNA
ELAZIG IN MANEVİ DİNAMİKLERİ  http://youtu.be/JlGqmbF3faI
HALİD HOCA EFENDİ 2    http://youtu.be/cBv3uwyj9uU

Hatme halit hoca efendi  http://youtu.be/oog7hx_pII8

Halit hoca efendi3  http://youtu.be/shdy0E-sX 

HALİT HOCAFEDİNİN CENAZE GÖRÜNTÜSÜ http://youtu.be/f7LNBXSJmEs

HALİT HOCAEFENDİDEN DERLEMELER
http://youtu.be/1p98Yt1uCis

Elazıg eski müftülerden Hacı Ömer BİLGİNOGLU
 http://youtu.be/GGuC21zjFxA

İçerik

 

Duyurular

Şu an bu bloğun içeriği yok.

Üyelik

Kullanıcı Adı

Şifre

Üye Değilseniz? Hemen Tıklayın.

Toplam Ziyaret

Şu ana kadar
469067
sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: Şubat 2007

On-Line Durum

Şu an sitede, 6 ziyaretçi bulunuyor


FEDERASYONUMUZ EKİDERİN GENÇ GURUBUYLA MARDİN GEZİSİ YAPTIK ÇOK BEREKETLİ BİR SEYAHAT OLDU BÖYLE GÜZEL İNSANLARLA SEYAHATIN AYRI BİR FEYZİ OLUYOR RABBİM BU GEÇLERİMİZİN SAYISINI ARTTIRA BU GENÇLERİMİZİ GÖRÜNCE İÇİMİZ FERAHLIYOR BUNLARI YETİŞTİRENLERDENDE ALLAH RAZI OLSUN YARIN İNŞAALLAH İKİ OTOBÜS MARDİN BİR OTOBÜS URFA GEZİMİZ OLACAK RABBİM HAYIRLA GİDİP GELMEYİ NASİB EDE
FEDERASYON BAŞKANI
AYHAN ŞİMŞEK

Elaziğ CAMİİ ve Kur'an KURSU Dernekleri Federasyonu'nun fotoğrafı.
Elaziğ CAMİİ ve Kur'an KURSU Dernekleri Federasyonu'nun fotoğrafı.
Elaziğ CAMİİ ve Kur'an KURSU Dernekleri Federasyonu'nun fotoğrafı.
Elaziğ CAMİİ ve Kur'an KURSU Dernekleri Federasyonu'nun fotoğrafı.



















FEDERASYONUMUZUN MAYIS AYINDA GENÇLERİMİZE YÖNELİK 300 GENCİMİZİ 150 HANIM KIZLARIMIZLA KEBAN,MARDİN VE URFA GEZİSİ YAPTIK EN SON 3 OTOBÜSÜMÜZÜ ELAZIĞ MÜFTÜMÜZ PEYAMİ GÖNGÜR BİZLERİ UGURLAMAYA GELDİ BİZLER GENÇLERİN ARASINDA OLMAKTAN ÇOK BÜYÜK FEYZ ALDIK BU ORGANİZELERDEN DOLAYI FEDERASYON BAŞKANIMIZ AYHAN ŞİMŞEK'E GENÇLİK MERKEZİNDEN AYHAN FIRAT'A VE TEKİN BULUT'A ŞÜKRANLARIMIZI SUNAR RABBİM HEPSİNDE RAZI OLSUN

Elaziğ CAMİİ ve Kur'an KURSU Dernekleri Federasyonu'nun fotoğrafı.
Elaziğ CAMİİ ve Kur'an KURSU Dernekleri Federasyonu'nun fotoğrafı.
Elaziğ CAMİİ ve Kur'an KURSU Dernekleri Federasyonu'nun fotoğrafı.
Elaziğ CAMİİ ve Kur'an KURSU Dernekleri Federasyonu'nun fotoğrafı.


















Hak Sizin Cezanızı Versin!


Erkeklerin şehvetlerini kamçılayacak aşırı dekolte kıyafetler giyip dolaşarak kendilerini seks objesi haline getiren, tecavüzlere davetiye çıkartan, bir sürü fitne ve fesada sebebiyet veren çıplak beyinsizler, Hak sizin cezanızı versin.

Müslüman geçindiği halde haram gelirler, haram rantlar, kirli ve kara kazanç ve servetler elde edip Firavun ve Nemrud gibi azgınca hayat süren musibetler, Hak sizin cezanızı versin.

Yakın geçmişin tahıl ambarı Türkiye’yi, şu anda dışarıdan yılda üç milyon ton buğday satın almak zorunda bırakanlar, Hak Teala sizin cezanızı versin.

Günde beş milyon aziz ekmeği çöpe atan vicdansız reziller, Cenab-ı Hak size layık olduğunuz cezayı versin.

Kronik yalancılar, Allah sizin cezanızı versin.

İftira edenler, rezil ve rüsvay olun inşaAllah.

Gıybetçiler, iğrenmeden yediğiniz ölü kardeşlerinizin etleri sizi zehirlesin, yerlere sersin, kıvrım kıvrım kıvrandırsın.

Başkalarının gizli ayıplarını, günahlarını araştıranlar, yatak odalarına ofislere gizli kameralar, böcekler koyanlar, kazdığınız tuzaklara kendiniz düşün, rezil ü rüsvay olun.

Efsanevî kara servetlerin sahipleri, kara kara kurtlar yesin sizleri.

Dindar Müslüman geçinip içkili, fışkılı, fuhuşlu bol yıldızlı otellerde keyf çatan sürtükler, tepe taklak olun emi.

Allaha ve Resulüne savaş açmış ribacılar, yanmaya hazır olur.

Namuslu kadınlara iftira edenler, kamçılar insin tepenize.

Rüşvet yiyenler, ateştesiniz ateştesiniz ateşte.

Holiganlık militanlık yaparak iman kardeşine düşmanlık edenler, sizler ne utanmaz kimselersiniz.

Ruhbanlarını erbab hale getirip uçuranlar, uçurduklarınız taş olup düşsün başınıza.

Kur’ana, Sünnete, Şeriata, fıkha göre zekat toplamaya hakkı olmadığı halde saf ve cahil Müslümanların zekatlarını toplayıp deve edenler, azgın ve kızgın develer yesin sizi.

Kur’an Kur’an deyip de, Kitabullahın emirlerini yerine getirmeyen, yasaklarını çiğneyen ve bütün öğütlere kulak tıkayan fâsık-i mütecâhirler, öldüğünüz vakit korkunç bir şekilde uyanacaksınız.

Pahalı, gösterişli, lüks mü lüks statü otomobilleriyle caka satan, fink atan gösteriş budalaları, siz ne ahmak, ne beyinsiz kimselersiniz.

Bir oturuşta adam başına 300 liralık lüks yemek yiyenler, sonra birkaç saat geviş getirenler, “bakar” gibi bakmayın bana, istikbalinizi düşünerek biraz ağlasanıza.

Arıların yanına bile uğramadığı sahte ballar üreterek halkı dolandıranlar, Allah belanızı versin.

Sahte bal imalathanelerini sahiplerinin başına çökertmeyen vazifeliler, Allah cezanızı versin.

Müslüman halka yaban domuzu, evcil domuz, eşek eti yedirenler ve onlara engel olmayanlar, Allah tümünüzü kahr etsin.

İlaç fabrikalarına çalışan, gerekmediği halde pahalı ameliyatlar yapan, Hipokrat yeminine hıyanet eden bütün tıp ve ilaç bezirganları, kazandığınız haram paraları afiyetle yiyemeyin, kan kusun, beladan belaya uğrayın.

En fazla beş milyon nüfusu kaldırabilecek İstanbul’u rant hırsıyla otuz milyonluk idare edilmez ve yaşanmaz bir canavar kent haline getiren kaltabanlar, yığdığınız istiflediğiniz o korkunç rantları ağız tadıyla yiyemeyin.

Millî eğitimin canına okuyan, içine eden sapık ideoloji militanları, ilim irfan ahlak bilgelik çarpsın sizleri.

Kadın haklarından ve özgürlüklerinden bahs eden, işin edebiyatına gelince mangalda kül bırakmayan, lakin devletin TC’li resmî vesikalarıyla KDV’li yasal seks köleliğine ses çıkartmayan yalancı reziller, sonunuz rezillik rüsvaylık kepazelik olsun.

Vaktiyle Ayasofya Ayasofya diye bağırıp çağıran, saçlarını başlarını yolan, ellerine fırsat ve imkan geçince Ayasofya dosyasını derin donduruculara koyanlar, Fatih’in laneti çarpsın sizleri.

Titremeyen vicdanlar, ağlamayan gözler, taşlaşmış kalpler yazıklar olsun size.

Çok yazık, o kalın kafalarınız, haramla âbâd olunmaz, berbat olunur gerçeğini bir türlü idrak edemedi.

Tevbe edip ve pişman olup kendinizi ıslah etmezseniz çok kötü günler bekliyor sizi.

Sadece pişmanlık da fayda vermez.

Haram servetlerinizi kuruşuna kadar hak sahiplerine iade etmeniz gerekir.

Ya sahiplerini bulamazsanız?.. Onları rızaen lillah sadaka olarak dağıtmanız gerekir.

Asla unutmayın, yaptıklarınız yanınıza kalmayacak, ilahî adalet yerini bulacaktır.

Size dünyada rezillik, rüsvaylık, âhirette azab var, ey yakıtı insanlar olan ateşin pervaneleri!






FEDERASYONUMUZUN BU HAFTAKİ KONUGUMUZ EKİDER GENÇ HAFIZLARIMIZ GÜZEL BİR GÜN GEÇİRDİLER.PIRIL ,PIRIL OLAN BU GENÇLERİMİZ GÜNDÜZ OKULDA AKŞAM YURTTA İKİ ÖGRETİMLE YETİŞEN GENÇLERİMİZ HEM OKULUNDA TAKDİR GETİRİYOR HEMDE HAFIZLIKTA EKİDER YÖNETİCİLERİNE TAKDİRE ŞAYAN ÖGRENCİLER YETİŞDİRDİKLERİ İÇİN FEDERASYON OLARAK KUTLUYORUZ
FEDERASYON BAŞKANI
AYHAN ŞİMŞEK

Elaziğ CAMİİ ve Kur'an KURSU Dernekleri Federasyonu'nun fotoğrafı.
Elaziğ CAMİİ ve Kur'an KURSU Dernekleri Federasyonu'nun fotoğrafı.

Elaziğ CAMİİ ve Kur'an KURSU Dernekleri Federasyonu'nun fotoğrafı.


Bir yandan İslam’ın azılı düşmanları, öbür yandan light ve ılımlı İslam’cılar dinin içini boşalttılar. Düşünebiliyor musunuz, adam veya kadın hem Müslüman olduğunu iddia ediyor, hem de Şeriata karşıyım diyor. Sözlükleri, ansiklopedileri açıp okusa, Şeriatın Kur’andan Sünnetten icmâdan çıkartılmış hükümlerin tamamına verilen isim olduğunu öğrenecek. Namaz hükümleri Şeriat, oruç zekat hac hep Şeriat. Şeriatı inkar İslam’ı inkar olmaz mı?

Cumhuriyetten sonra 1920’li yıllarda İslam Medreselerinin kapatılmasından sonra, yeni nesillerin bozulacağı zaten belliydi.

Zavallı Müslümanlar o hale geldiler ki, halkı irşad edecek ulema ve fuqaha yetiştiren Medreselerin tekrar açılmasını bile istemiyorlar.

Dönmeler dinî konuları magazinleştirdiler. Bir yandan onlar, öte yandan içi boşalmış Müslümanlar dini mıncıklayıp duruyor.

1980 ihtilalinden sonra okullardaki mecburî din kültürü dersleri tam bir aldatmacadan ibaret.

Ümmet birliği ve kendisine biat ve itaat edilen râşid âdil ve muktedir bir İmam olmayınca halkın tamamına din eğitimi verilemiyor.

Sözde dindarlar ne hallere düştüler. Din elden gitmiş, Şeriat elden gitmiş, iman elden gidiyor, fısk fücur beyinsizlik ayyuka çıkmış, birileri lüks ihtişamlı israflı tantanalı açık büfeli Zam Zam Towerli turistik umre seyahatleriyle meşgul. Bu ticaret pastasının büyük parçasını da (….) yiyor.

Bazı safdillerin içleri, ah şu Ayasofya tekrar cami yapılsa diye yanıyor. Yahu biz bu kafaya gidersek, Roma’daki Sen Piyer katedrali cami yapılsa yine kurtulamayız.

Önümüzdeki haziranda iki hadise olacak: Bir seçimler yapılacak, ötekisi mübarek mukaddes Ramazan ayı gelecek. Biz Müslümanlar siyaset dedikodularıyla uğraşmaktan, kutsal ayda yapılacak hizmetleri düşünmeye vakit bulamıyoruz.

Halkın ve gençliğin namaza başlaması, camilerdeki hizmetlerin daha kaliteli olması, Ramazanda daha çok Müslümanın oruç tutması, daha fazla İslam kadın ve kızının tesettüre girmesi, gerçek İslam okulları açılması ve hele hele biz Müslümanların İslam ahlakı ile ahlaklanması için ne gibi çalışmalarımız, planlarımız, programlarımız, projelerimiz var?

Öyle acınacak vaziyetteyiz ki, cami hoparlörlerini bile ayarlamaktan âciziz.

Bizim belli başlı işimiz şudur: Dinsizin densizin donsuzun biri kuyuya bir dinsizlik taşı atar, koro halinde feryada başlarız, eser savururuz. Boş yaygaralar konusunda bizden üstünü yoktur. Bir Müslüman kuyuya bir taş atsın, bin dinsiz çıkartamasın, bu tarakta bezimiz yoktur.

Şu tesettür işini bile birileri ne hale getirdi, ne boyalara soktu. Şeytanî tesettüre bürünmüş kadınlara Süslümanlar demekle vazifemizi yapmış mı oluyoruz? Alimlerimiz, fakihlerimiz, ziyalılarımız; şer’î tesettür ile şeytanî tesettür konusunda ciddî ve seviyeli müzakereler, yayınlar, irşadlar yapıyor mu?

Müslümanlar birleşsin, tek bir Ümmet olsun, bu Ümmetin başında çok değerli râşid bir İmam-ı Kebir bulunsun, Ümmetin işleri meşveret ile görülsün diyen kaç yazarımız, aydınımız, hocamız var?

Bugünkü yaygın ve yoğun ahlaksızlığı önlemek, toplumu ıslah etmek için ne gibi projelerimiz, teşebbüslerimiz, hazırlıklarımız var?

Halka ve bilhassa gençliğe ilmihal öğretmek için neler yapıyoruz?

Cuma ezanı okununca ticaretin durması ve dükkanların kapatılması için çalışıyor muyuz?

Birtakım din baronları uçuyormuş, bana ne! Resul-i Kibriya aleyhi ekmelüttahaya efendimiz bir kere mi’raca çıktı, bizim uçan mübarekler gökten hiç inmiyor…

(Vazifelerini, irşadlarını, hizmetlerini Kur’ana Sünnete göre hakkıyla yapan kıymetli ulemayı, fuqahayı, meşayihi, ziyalıları tenzih eder, ellerinden hürmetle öperim…)

(İkinci Yazı)

Hizmetler ve Hezimetler

Müslümanlar kemiyeti ikinci plana atıp kaliteye önem vermedikçe düzelemez.

 

 

2. Yeterli sayıda vasıflı, güçlü, üstün, tuttuğunu kopartan Müslüman yetişmez ve islamî hizmetler, vazifeler, işler onlara verilmezse kurtuluş olmaz.

3. Müslümanlar reaksiyon değil, aksiyon insanı olmalıdır.

4. Gerçek İslam mektepleri ve İslam medreseleri açılmadıkça vasıflı Müslüman yetişmez.

5. İslam ve Ümmet has hizmetkârlarla yükselir. İslamî hizmetleri hobi olarak gören kişiler doğru dürüst hizmet edemez.

6. Bazı din hizmetkârlarına, fetva ve ruhsat ile geçim parası verilebilir ama kutsal hizmetleri zenginleşmeye alet edenler alçak ve haindir.

7. Allah rızası için ihlasla yapılmayan cihad gerçek cihad değildir.

8. Kullara kendini dindar göstermek için namaz kılanların namazları kabul olunmaz. Bunlar Cehenneme atılır.

9. Târik-i salât olanlardan köy olmaz kasaba olmaz.

10. İlimsiz, fıkıhsız, kültürsüz din hizmeti olmaz.

11. Nefsi ve şeytanı ile büyük cihad yapamayanlar, küffar ile küçük cihad yapamaz.

12. Riyaset hırsı cinsel şehvetten 360 kat fazla ve yakıcı bir hırstır. Bu hırs ile mâlül (hasta) olanlar iflah olmaz.

13. Hem Allaha iman ediyorum diyen, hem de Deccaldan, Kezzabtan, Süfyandan, Tâgut’tan yana olan ve bu ikincilere biat edenler bozuk insanlardır.

14. Şeriatın ve fıkhın, küfür olarak gördüğü yeminleri zaruret olmadan izinsiz ruhsatsız fetvasız edenler küfre düşer.

15. Kur’an ayetlerini siyasete, ticarete, nefsaniyetlerine, şahsî hırs ve amellerine alet ve vasıta kılanlar dûn ve sefil kimselerdir.

16. Müslümanların ittihadını, uhuvvetini, tesanüdünü, vifakını istemeyenler ve bunlar için çalışmayanlar gafildir.

17. İman kardeşliği, talakı olmayan manevî bir nikah gibidir.

18. Müslümanları ötekileştirip düşmanlık edenler haindir.

19.  İslam ve Ümmet düşmanı kafirleri dost ve velî edinenler haindir.

20. İslama Kur’ana Sünnete Şeriata aykırı küfür dalalet ve nifak sistem ve düzenlerini beğenenler küfre düşer.

21. Böyle düzenleri, zaruret olmaksızın sevenlerin ve destekleyenlerin imanları tehlikeye girer.

22. Mantıktaki sebep ve netice kavramlarını bilmeyenlerin doğrudan doğruya hizmet etmesi mümkün olmaz.

23. Nice hizmet görünen işler vardır ki aslında hezimete sebep olur.





Hayatımıza ışık tutanlar


Rivayetlere göre Yermük Savaşında Haris, Ayyaş ve İkrime (ra) düşman saflarına girmiş ve etraflarını saran düşman askerleri tarafından ağır yaralanmışlardı. Yaraları o kadar ağırdı ki, üçü de şehit olmak üzereydiler. Tam da o sırada savaş meydanında dolaşan bir sahabe onları gördü ve koşarak Haris’in yanına gitti. Kırbasını çıkardı ve su verdi. Haris suyu geri çekti ve Hemen yanında su diye yalvaran İkrime’ye vermesini istedi. Bunun üzerine sahabe suyu ikrime’ye verdi fakat o da yanındaki arkadaşının sesini işitmişti. O yüzen suyu önce ona vermesini istedi. Her üç sahabe de suyu içmeden şehit oldular.

 

 

Üç sahabe de Kur’an ve sünnetin gölgesinde yetişmiş ve karakter özelliklerini buradan almışlardı. Empati yetenekleri o kadar gelişmişti ki, ağır yaralıyken dahi kendilerinden önce mümin kardeşlerinin ihtiyaçlarını dikkate almış ve suyu onlara yönlendirmişlerdi. Sahabe Hz. Peygamberin maiyetinde terbiye almış ve biz duygusu ile yetişmişti. Biz duygusu içerisinde, fedakarlık, empati, sevgi, şefkat ve adaleti barındıran bir duygudur. Biz duygusuna sahip olamayan günümüz nesli, ne yazık ki, yaşları ilerlese dahi olgunlaşamıyor, diğerlerinin varlığını hissedemiyorlar.

 

 

Günümüzde ben nesli olarak tanımlanan bu çocukların tek isteği her şeye sahip olmak ve daha iyi şartlarda yaşayabilmektir. Değer üretemiyorlar, akıl irade ve vakit gibi imkânları dünyevi beklentilerine kurban ediyorlar. İnsanları diğerleri olarak kategorileştiriyor ve onların varlığını kendileri için bir tehdit olarak görüyorlar. Çünkü gönüllerinde diğerlerine ayrılmış bir yer yok. Tek kişilik bir dünyada, yalnız kopuk ve mutsuz bir hayat sürüyorlar. Diğerleri olarak gördükleri kimseler için bırakın fedakârlık yapmayı ellerini dahi kıpırdatmıyorlar. O yüzden günümüzde sadece gençler değil erişkinler de mutsuz ve umutsuzlar. Çünkü mutluluğun kaynağı iki noktadan çağıldar. Biri Allah’a itaattir, ikincisi O’nun yarattıklarını sevmektir





Çay bahane


İlk alış veriş merkezinin tasarımını yapan Victor Gruen, büyük kentlerde yaşayan insanların, şehrin getirdiği sorunlardan soyutlanarak, bir araya gelebilmeleri için yeni bir sosyal mekân anlayışı oluşturulmasını savunmuştur. Gruen’in bu düşüncesi ile şekillenen ilk alış veriş merkezi Northald Alış veriş merkezidir. Fakat daha sonra ardı sıra açılmaya başlayan alışveriş merkezleri düşünüldüğü gibi insanların şehrin stersinden soyutlayarak kafa dinleyebilecekleri ortam olmamış, tüketim ağlarının uzantısı olarak devam etmiştir.

Bu mekanların taşıdıkları ekonomik misyon insanların, şehrin yorucu ortamından uzaklaşıp kafa dinleme heveslerini gölgede bırakmıştır. AVM’ler kapitalizmin tüketim çarklarından biridir ve insanların ilgisini çekebilmek için kültürel ve sosyal olmak üzere pek çok işlevi üstlenebilmektedir.

Arnold Ve Reynolds alışverişin kişide bıraktığı haz olgusuna dikkat çekmiş ve buradan yola çıkarak alış veriş merkezlerindeki farklı tüketici profilleriyle ilgili eleştirel bir yaklaşım sunmuştur. Şehrin yorucu atmosferinden kaçan insanlar burada alış veriş yaparak dinlendiklerini sanıyorlar. Alış veriş yapmak yani bir şeye sahip olmak insanlarda geçici bir hoşnutluk uyandırıyor, bu kurumlar işte insanların bu zaafını kullanarak çarklarını işletmeye devam ediyorlar.

AVM’ler insanların bir araya geldiği yiyip içtiği sohbet ettiği bir mekân haline gelmiştir. Artık ev yemeklerine rağbet azalıyor, arkadaş ya da iş görüşmeleri sakin ortamlarda değil bu mekânlarda yürütülüyor. Hafta içi çalışıp çocuğuna vakit ayıramayan anneler hafta sonları çocuklarını buraya getirip, istedikleri şeyleri alıyor ve eksik bıraktıkları boşluğu doldurmaya çalışıyorlar.

Evlerinde kendilerini yalnız hisseden yaşlılar, burada bir şeyler atıştırıyor ve hiç tanımadıkları insanlardan güç almaya çalışıyorlar. AVM’lerde turistlik geziler yapılıyor, büyük şehirleri ziyarete gelen insanlar tarihi mekânları seçmek yerine buraya gelip alış veriş yapıyorlar.

Evler boşalıyor, bu mekânlar artık insanların yiyip içtiği sohbet ettiği sosyal aktivitelere katıldığı ve alış veriş yapabildiği yerler olarak algılanıyor. İnsanlarımız arka planda nelerin hesap edildiğini bilemiyor, kendilerine sunulanı



Dinin ve Müslümanların İçini Boşalttılar






 

Kim gelip girse bu gün Sâminî gülzârina
Bir kademde vâsil olur her kisi dildârina

Bir nefesde mürde dil bulur hayât-i câvidân
Sâminî enfâs-i kudsîden erer hem yârina

Âlem-i mânâda sâh olmak dilersen tâlibâ
Gel bugün ver varligin Sâminî'nin vârina

Hem gönül âyinesin derd-i sivâdan pâk kil
Er huzûr-i hazrete yanma bu furkat nârina

Âlem-i kudse erismek ister isen Bedriyâ
Sidk ile gel bende ol gir Sâminî bâzârina.

İmam Efendi Hz.

 
 

 

 

Anket

Şu an bu bloğun içeriği yok.

GÜNÜN AYETİ



Yurtlarında gezip dolaştıkları nice nesilleri kendilerinden evvel yıkıma uğratmış olmamız, hala onları doğru yola iletip yöneltmedi mi? Elbette, bunda ayetler vardır; yine de işitmiyorlar mı?

Secde Suresi / 26. Ayet



Ey Benim iman eden kullarım ! Benim arzım geniştir, o halde Bana ibadet edin, her nefis ölümü tadacak, sonra döndürülüp bize getirileceksiniz ve iman edip salih ameller yapmış olanlar, elbette onları cennetin altlarından ırmaklar akan yüksek köşlerine yerleştireceğiz, o halde ki oarda ebedi olarak kalacaklar ! ne güzeldir mükâfatı o iş görenlerin.

ANKEBUT SURESİ AYET 56_57_58

GÜNÜN HADİSİ




Medine'de birgün Efendimiz (s.a.v) bir grup sahabi ile birlikte otururken karşıdan, yamalı elbisesiyle Mus'ab b. Umeyr (r.a) göründü. Efendimiz (s.a.v) onun Mekke'deki gösterişli halini hatırlayıp ağladı ve sonra şöyle buyurdu: Gün gelip sabah bir elbise, akşam bir elbise giyseniz, evlerinizi Ka'be'yi süslediğiniz gibi süsleseniz, haliniz nice olur?" yanında bulunan sahabîler, "O gün, dediler, biz bugünümüzden çok daha iyi oluruz. Çünkü hayat külfetimiz karşılanmış olacak, biz de ibâdete daha çok vakit ayıracağız."

"Hayır! buyurdu, bilakis siz bugün o günden daha iyisinizdir." (Tirmizî, "Kıyamet", 36)





 Resulullah (s.a.a): “Evet, Allah’a andolsun ki, bunlar olacaktır. Ya Selman! O zaman ümmetimin zenginleri gezi, orta hallileri ticaret, fakirleri ise gösteriş için hacca gidecekler. İşte o zaman bir grup insan, Kur’an’ı Allah’tan gayrisi için öğrenecekler, veled’üz-zinalar çoğalacak, Kur’an’la teğanni edilecek, dünya için birbirlerine düşman olacaklar.”


Günün Sözü


Döndüm sana Yâ Müsîeân, doğru kapînâ gelmişem:
Lütfün dilerim El'aman, doğru kapına gelmişem.

Geldim kapînâ bir garip, derd-î dil'e Sen'sin tabib,
Reddeyleme Sen Yâ Mücib, doğru kapına gelmişem.

Bir bende'yim gayet zelil, rûy'im siyah ve hem hecîl
Şah Nakşibertdimdir delîl, doğru kapînâ gelmişem.

Derd-i dii'e sensin deva, dil hastasına ver şifa,
Yarab, bihakk-i Mustafa, doğru kapına gelmişim.

Yandım ilâhî el aman, nâr-i firak'a ben yanam,
Kârımdürür ah-û figan, doğru kapına gelmişim.

Çektim siva'dan ben elî, buldum sana doğru yolu
Münkir bana desün, deli... doğru kapına gelmişim.


Çektim bu denlhu firkati, bahşet ilâhi vuslatı
Yarab, habibin hürmeti, doğru kapına gelmişem.

Bedri gedayım ben zelil, kılmış beni cürmün alil
Rahm'it bana sen ya Celil, Doğru kapına gelmişem.


Hafız Osman Bedrettin

 

Tüm Hakları Saklıdır © 2007 - Bu Sitenin Tüm Sorumluluğu Aydın ŞİMŞEK\'e aittir.