El-Aziz Samini - Hoşgeldiniz - El-Aziz Samini

 

 

 

-HOŞGELDİNİZ-

El-Aziz Samini
Açılış sayfası yapın Sık kullanılanlara Ekle Bize Yazın Siteyi Arkadaşına Öner

HALİT HOCA EFENDİ




HOCAEFENDİNİN 2. SENEİ DEVRİYESİ TALİP HOCANIN DUASI


VİDEOLAR
HOCAEFENDİNİN 1. SENE ANMA PROGRAMINDA
 TALİP DARTAY HOCAMIZIN HATİM DUASI
http://youtu.be/3Ycra-moX3M


HOCAEFENDİNİN VEFATININ 1. SENE ANMA PROGRAMI  http://youtu.be/WYMQ5Q6zFj8


TALİP- HOCAEFENDİ  http://youtu.be/yT29bqkm5bU

HOCAEFENDİ   http://youtu.be/M8aRrNEm-K8
HALİD ÇAKMAK  http://youtu.be/7wgowg1vPuQ
HALİD HOCA EFENDİ 1  http://youtu.be/qA_fq9kOoNA
ELAZIG IN MANEVİ DİNAMİKLERİ  http://youtu.be/JlGqmbF3faI
HALİD HOCA EFENDİ 2    http://youtu.be/cBv3uwyj9uU

Hatme halit hoca efendi  http://youtu.be/oog7hx_pII8

Halit hoca efendi3  http://youtu.be/shdy0E-sX 

HALİT HOCAFEDİNİN CENAZE GÖRÜNTÜSÜ http://youtu.be/f7LNBXSJmEs

HALİT HOCAEFENDİDEN DERLEMELER
http://youtu.be/1p98Yt1uCis

Elazıg eski müftülerden Hacı Ömer BİLGİNOGLU
 http://youtu.be/GGuC21zjFxA

İçerik

 

Duyurular

Şu an bu bloğun içeriği yok.

Üyelik

Kullanıcı Adı

Şifre

Üye Değilseniz? Hemen Tıklayın.

Toplam Ziyaret

Şu ana kadar
486568
sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: Şubat 2007

On-Line Durum

Şu an sitede, 6 ziyaretçi bulunuyor


Şahadet şerbeti içen kardeşimizi ugurladık. o vazifesini en güzel şekilde yerine getirerek rabbine gitti.o yarın mahşerde bizden hesap sorar ben onlar için mücadale eddim ama onlar hala gaflet içinde ülke kan veran oldugu halde hiç rahatlıgını bozmadılar. cenazelerimize bile sahip çıkmadılar hakkımı helal edmiyorum derse ne yapacagız. bu ülkenin birligi için yarın cuma namazından sonra bölge camisinde gıyabi cenaze namazı ve dua'da buluşalım paylaşalımki bir araya gelelim

Elaziğ CAMİİ ve Kur'an KURSU Dernekleri Federasyonu'nun fotoğrafı.
Elaziğ CAMİİ ve Kur'an KURSU Dernekleri Federasyonu'nun fotoğrafı.
Elaziğ CAMİİ ve Kur'an KURSU Dernekleri Federasyonu'nun fotoğrafı.









Melun Şeytanın Hileleri

ŞEYTAN sahte sofuları, nasıl aldatır ve kendisini nasıl tasdik ettirir? Mesela sofu namaz kılar, şeytan hemen ona gider, “Aferin sana, namazını kıldın, ne iyi ettin” der. Cahil sofu ona:
“-Hakkınız var, şeytan beyefendi, doğru söylediniz, namazımı kıldım ve iyi ettim” derse onu tasdik etmiş olur. Peki, ne yapmalı?
“-Yıkıl git, mel’un, demeli. Ben Rabbime layık ibadet mi edebiliyorum…”
Şeytan, cahil Müslümanı, Allahı ve Peygamberi (Salat ve selam olsun ona) seven, Ehl-i Kıble kardeşine düşman etmek ister. Bin türlü şeytanî gerekçe vardır elinde. Müslüman, şeytana uymamalı ve kardeşinin zatına ve bütününe düşmanlık etmemeli. Bir hatası, haksızlığı, yanlış tarafı, zulmü varsa, sadece onlara karşı olabilir, onlardan nefret edebilir.
Şeytan mü’minlerin ayaklarını, en fazla gıybete teşvik ederek kaydırır. Hiç durmadan, mütemâdiyen gıybet eden birini gördünüz mü, onun insî bir şeytan olduğuna hükm ediniz.
Şeytan Müslümanları israfa teşvik eder. “Zekatını verdin ya, istediğini yap” der. Ona verilecek cevap şudur:
“-Ey mel’un!.. Zekatını vermiş olmak israf büyük günahını işlemeye cevaz vermez. Müslüman elbette zekat verecektir ve aynı zamanda elbette israftan uzak duracaktır.”
Şeytan sahte sofuları lüks, israflı, ihtişamlı, şaşaalı, debdebeli, tantanalı umrelerle şaşırtmaya çalışır. Zam Zam Towerin üst katı… Bina o kadar yüksek ki, bizim Umre bey Kâbe-i Muazzamaya yüksekten bakıyor. Şeytan ona, umreye gitmeden önce ve sonra her yere telefon ettirir. Ben ben ben… Ben umre ben umre ben umre… Nafile ibadetlerin böyle reklamı yapılır mı?
İçinde şeytan olan cahil sofu gece teheccüd namazına kalkar, ertesi gün reklamını yapar. “Allah kabul etsin, gün gece iki saat nafile namaz kıldım…” Şeytan ona, nafile gece namazlarının gizli tutulması gerektiğini unutturur.
Şeytan ruhbanları erbab haline getirip putlaştırarak aldatır, doğru yoldan saptırır.
Dinsizler, ateistler, âşikâre günah işleyenler zaten şeytanın yoluna girmişlerdir. Asıl şaşırtılacak, saptırılacak, azdırılacaklar cahil Müslümanlardır. Şeytan onlara Ümmet birliğini yıktırır… İman uhuvvetini (kardeşliğini) tahrip ettirir… Cemaatini ve tarikatını İslamın üzerinde göstertir… Uçmayan şeyhini uçurtur… Lükse ve israfa teşvik eder… Sünnetleri ve nafileleri farz-ı ‘aynların üzerinde gösterir… 
Mel’un şeytan!..
(İkinci yazı)
İman Kardeşliği Şuuru
İMAN kardeşliği şuuruna (bilincine) sahip olmamak, mü’min kardeşlerini sevmemek, bütün mü’minlerin tek bir Ümmet olmaması, ne korkunç, ne öldürücü bir eksikliktir.
Mü’minler arasındaki kardeşliği Allah tesis etmiştir. 
Bu kardeşliği bozmak ne büyük bir günah ve isyandır.
Namaz kılıyor, oruç tutuyor ama uhuvvet-i islamiyeyi (din kardeşliğini) dinamitleyen kötü işler yapıyor; böylesi bozuk, vasıfsız, kötü bir Müslümandır.
Mü’minlerin gıybetini yapan fasıktır, facirdir, hâindir, âsidir.
Mü’min, mü’minlerin seven kimsedir. Kim ki onda bu sevgi yoktur, o ya mü’min değildir, ya da kâmil mü’min değil.
Mü’min olan, mü’minleri aldatmaz. Resulullah (Salat ve selam olsun ona) “Bizi aldatan bizden değildir” buyurmuşlar.
Mü’min, mü’minlere taqiyye ve kitman yapmaz.
Mü’min, mü’min kardeşlerinin ve insanların özel hayatlarını, gizli günahlarını tecessüs etmez, araştırmaz.
Bunları kazara öğrenirse ifşa etmez, yaymaz, aksine gizler, örter.
Mü’min, başkalarının günah ve ayıplarına karşı karanlık gece gibi olur.
Mü’min, bir kardeşinin başına bir dert, belâ, musibet gelince, oh olsun demez, sevinmez, kendisi de bir tekme atmaz; vah vah der, üzülür, yardımına koşar, teselli eder, gözyaşını siler, yarasını tımar eder…
Mü’min mü’mine beddua etmez… Ona lanet okumaz…
Mü’min, Allahı ve Resulünü seven mü’minin zatına buğz ve düşmanlık etmez, sadece ondaki günaha, kötülüğe buğz eder.
Mü’min, Allah belanı versin demez, ıslahı için dua eder.
Mü’min, Allah seni ıslah etsin demez, Allah seni beni hepimizi ıslah etsin der.
Islah ne güzel, ne iyi bir şey… Onun hepimiz için istememiz gerekmez mi? Karşısındakine öfke ve kin ile “Allah seni ıslah etsin!” diye bağıran adamın, kendisi için de ıslah istemesi gerekmez mi, onun da ıslaha ihtiyacı yok mu?
Kardeşini sevmemen büyük bir eksikliktir. Kardeşine buğz ve düşmanlık etmen büyük bir günah ve isyandır. Bunu ne zaman anlayıp idrak edeceksin.
Sakın kardeşinin gözündeki çöpü büyütme, sen kendi gözündeki merteğe baksana.
Başlarına türlü belalar gelen mü’minlere acı, onlar için ağla… Onların hali iştihanı kessin, lokmalar boğazında düğümlensin.
Filipinlerin Mindanao adasında bir Müslümanın canı yansa, sen onun acısını yüreğinde hissetmelisin.
Sen Müslümanlara acırsan, Allah da sana rahmetiyle muamele eder.
Müslümanlarda kınanacak, öfkelenecek hatâlar varsa, sen önce acı, sonra sadece hatâ ve günahlarını kına. Mü’minleri büsbütün red ve tard etme.
Sen merhametli ol ki, sana da merhamet edilsin.
Ah iman kardeşliği, vah iman kardeşliği!..








Elaziğ CAMİİ ve Kur'an KURSU Dernekleri Federasyonu kendi gönderisini paylaştı.
Aydın Şimşek tarafından paylaşıldı · Dün, 11:31 · 

Irak'ın ,suriye'nin ,libya'nın durumunu görmüyormusun namuslar ayak altında çigneniyor.bu güzel cennet vatanın için mücadele eden emniyet güçlerimize muzaffer olmaları için dua edelim şehidlerimizi yad edelim. bugün uyanmasak yarın bizi başkası uyandırır. partinin,cemaatin ,dernegin emrini bekleme Allah için kalk gel şehidim semada birligimizi görünce sevinsin,kafirlerde kahrolması için gel

Elaziğ CAMİİ ve Kur'an KURSU Dernekleri Federasyonu'nun fotoğrafı.
Elaziğ CAMİİ ve Kur'an KURSU Dernekleri Federasyonu'nun fotoğrafı.



Arkanıza değil önünüze bakınız

Bir düşünür, Doğu toplumlarının içine düştüğü vahim durumu açıklarken şöyle bir örnek verir: “Batı sömürgeleştirdiği Doğu toplumlarına -Siz soylu bir geçmişe sahipsiniz, atalarınız büyük zaferler kazandı, cenkten cenge koştular sizlere onurlu bir tarih bıraktılar, o nedenle sizin çalışmanıza gerek yok. Fakat bizim böyle bir şansımız yok, o yüzden çok çalışmalıyız” diyerek bu toplumları miskinliğe teşvik etti”
Bir toplumun köklerine bağlı kalması ve bu bağı sürdürmesi doğal bir şeydir. Fakat geçmişte yaşanmış başarıları hamasi bir ifade ile dillendirip bununla yetinmek birey ve toplumları miskinliğe sürükleyecektir. Geçmişte yaşanan haksızlıkları her seferinde dile getirmek ve yaşananlar üzerinden ilgi toplamaya çalışmak da bunun gibidir. Açıkçası, başörtüsü nedeniyle eğitim hakkı ellerinden alınmış, hor görülmüş belli bir mücadele vermiş bazı hanım kardeşlerimizin aynı hataya düştüklerini düşünüyorum. Onlar bugünün getirdiği avantajlardan faydalanıp, durumu kurtarmak ve gelecek nesiller için bir şeyler üretmek yerine bulundukları her ortamda “başörtüsü mağduruyum, geçmişte şu sıkıntıları yaşadım” demekle iktifa ediyorlar. Oysa bu, zaman kaybetmekten başka bir şey değildir.
Geçmişte birçok arkadaşımız üniversitelerde, kamu kurum ve kuruluşlarında büyük haksızlıklar yaşadılar ve birçoğu sahip oldukları haklardan vazgeçmek durumunda kaldılar. Fakat her iyi şeyin bir bedeli vardı ve bu kardeşlerimiz bu bedeli ödediler. Bu dönem hanım kardeşlerimizin çoğu alternatif çözüm yöntemleri aradılar, dil öğrendiler, çeşitli kurslara gittiler, İslami noktada kendilerini geliştirmeye çalıştılar. Bu süreci avantaja çeviren birçok hanım tanıyorum. Olaya biraz da bu tarafından bakabiliriz diye düşünüyorum.
Yaşananlar büyük haksızlıktı, bir neslin eğitim hakkı ellerinden alındı. Fakat geçmiş geçmişte kaldı. Artık bundan sonra neler yapabiliriz, çocuklarımıza neler verebiliriz diye sormalı ve arkamıza değil önümüze bakmalıyız. Bilmiyorum ben böyle düşünüyorum…

















 

Kim gelip girse bu gün Sâminî gülzârina
Bir kademde vâsil olur her kisi dildârina

Bir nefesde mürde dil bulur hayât-i câvidân
Sâminî enfâs-i kudsîden erer hem yârina

Âlem-i mânâda sâh olmak dilersen tâlibâ
Gel bugün ver varligin Sâminî'nin vârina

Hem gönül âyinesin derd-i sivâdan pâk kil
Er huzûr-i hazrete yanma bu furkat nârina

Âlem-i kudse erismek ister isen Bedriyâ
Sidk ile gel bende ol gir Sâminî bâzârina.

İmam Efendi Hz.

 
 

 

 

Anket

Şu an bu bloğun içeriği yok.

GÜNÜN AYETİ



Yurtlarında gezip dolaştıkları nice nesilleri kendilerinden evvel yıkıma uğratmış olmamız, hala onları doğru yola iletip yöneltmedi mi? Elbette, bunda ayetler vardır; yine de işitmiyorlar mı?

Secde Suresi / 26. Ayet



Ey Benim iman eden kullarım ! Benim arzım geniştir, o halde Bana ibadet edin, her nefis ölümü tadacak, sonra döndürülüp bize getirileceksiniz ve iman edip salih ameller yapmış olanlar, elbette onları cennetin altlarından ırmaklar akan yüksek köşlerine yerleştireceğiz, o halde ki oarda ebedi olarak kalacaklar ! ne güzeldir mükâfatı o iş görenlerin.

ANKEBUT SURESİ AYET 56_57_58

GÜNÜN HADİSİ




Medine'de birgün Efendimiz (s.a.v) bir grup sahabi ile birlikte otururken karşıdan, yamalı elbisesiyle Mus'ab b. Umeyr (r.a) göründü. Efendimiz (s.a.v) onun Mekke'deki gösterişli halini hatırlayıp ağladı ve sonra şöyle buyurdu: Gün gelip sabah bir elbise, akşam bir elbise giyseniz, evlerinizi Ka'be'yi süslediğiniz gibi süsleseniz, haliniz nice olur?" yanında bulunan sahabîler, "O gün, dediler, biz bugünümüzden çok daha iyi oluruz. Çünkü hayat külfetimiz karşılanmış olacak, biz de ibâdete daha çok vakit ayıracağız."

"Hayır! buyurdu, bilakis siz bugün o günden daha iyisinizdir." (Tirmizî, "Kıyamet", 36)





 Resulullah (s.a.a): “Evet, Allah’a andolsun ki, bunlar olacaktır. Ya Selman! O zaman ümmetimin zenginleri gezi, orta hallileri ticaret, fakirleri ise gösteriş için hacca gidecekler. İşte o zaman bir grup insan, Kur’an’ı Allah’tan gayrisi için öğrenecekler, veled’üz-zinalar çoğalacak, Kur’an’la teğanni edilecek, dünya için birbirlerine düşman olacaklar.”


Günün Sözü


Döndüm sana Yâ Müsîeân, doğru kapînâ gelmişem:
Lütfün dilerim El'aman, doğru kapına gelmişem.

Geldim kapînâ bir garip, derd-î dil'e Sen'sin tabib,
Reddeyleme Sen Yâ Mücib, doğru kapına gelmişem.

Bir bende'yim gayet zelil, rûy'im siyah ve hem hecîl
Şah Nakşibertdimdir delîl, doğru kapînâ gelmişem.

Derd-i dii'e sensin deva, dil hastasına ver şifa,
Yarab, bihakk-i Mustafa, doğru kapına gelmişim.

Yandım ilâhî el aman, nâr-i firak'a ben yanam,
Kârımdürür ah-û figan, doğru kapına gelmişim.

Çektim siva'dan ben elî, buldum sana doğru yolu
Münkir bana desün, deli... doğru kapına gelmişim.


Çektim bu denlhu firkati, bahşet ilâhi vuslatı
Yarab, habibin hürmeti, doğru kapına gelmişem.

Bedri gedayım ben zelil, kılmış beni cürmün alil
Rahm'it bana sen ya Celil, Doğru kapına gelmişem.


Hafız Osman Bedrettin

 

Tüm Hakları Saklıdır © 2007 - Bu Sitenin Tüm Sorumluluğu Aydın ŞİMŞEK\'e aittir.